|
Barkod
9789944339261
Eser Adı
Akrep
Alt Başlık
“Hayata, aşka ve vahşete dair”
Türü
Oyun
Yazar
Eşber Yağmurdereli
Hazırlayan
Uğur Yağmurdereli
Kapak Tasarım
Duygu Güven
Baskı
Zafer matbaası
Kâğıt Kalitesi
Amerikan Bristol kapak, Enzo 60 gr
Sayfa Sayısı
179
Ebat
13,5x19,5
Baskı Yılı
Temmuz 2010
Fiyatı
12 TL |
|
Eser Hakkında;
Yüzyıllardır bu topraklar üstünde
Akrep'in kıskacında hayatları yarım kalan ya da eksik yaşanan o
güzel insanların sevgili anısına... Yüzyıllardır bu topraklar
üstünde hayatımıza ve onurumuza kasteden bir akrep var. O
hayatımızı, onurumuzu ve bilincimizi her gün yeniden sonsuz kere
zehirliyor. İşte hepsi bu...
Yazar Hakkında;
30
Mayıs 1945 yılında Erzurum Tortum'da doğdu. İlkokula 1951 yılında
Ankara, Ayaş'ın Bünyamin ilkokulunda başladı. 22 Temmuz 1955 yılında
Erzurum Lalapaşa parkındaki boş havuza düşmesi yaşamını kararttı.
İki yıl içerisinde görme yetisini tümden yitirdi. 1958 Eylülü'nde
Ankara Körler Okulunda orta öğrenimine başladı. Lise yıllarında
arkadaşları ile “Aydınlığa Doğru” adında bir dergi çıkarmaya
başladı. (3 Sayı) Lise son sınıfta William Saroyan'ın “Yoksul
İnsanlar” adlı kitabından oyunlaştırdığı “Yüreği Dağlarda Olan
Adam”u öyküsü aynı dönem Bursa Halkevi Oda Tiyatrosunda sahnelendi.
1964 yılında üniversite giriş sınavlarında Türkiye 3. olarak Ankara
Üniversitesi Hukuk Fakültesine kaydını yaptıran Yağmurdereli,
“68'liler” hareketinin içinde yer aldı. Hüseyin Cevahir, Arkadaş
Zekai Özger, Prof. Ahmet İnan, Haluk Şahin, Metin Güven, Gürsen
Topses, Gün Zileli ve daha birçok arkadaşı ile “Yeni Eylem”
dergisini çıkarmaya başladı. Derginin editörü, sahibi ve sorumlu
yönetmeni idi. 1973’de üniversitedeki öğretim üyelerinin
uzaklaştırılması operasyonundan o da nasibini aldı. Samsun’da
avukatlığa başlayan Yağmurdereli, DİSK, TÖBDER gibi demokratik kitle
örgütlerinin sıkıyönetimdeki yargılanmalarında savunma avukatlığını
üstlendi. Bu yıllarda her yerde baskıcı rejime karşı yerini almaya
başladı. 5 Mart 1978'de gözaltına alındı. Gözaltında örgüt üyesi
olduğunu öğrendi. Bursa Cezaevinde Nazım Hikmet'in ranzasında
yattıktan bir ay sonra kesintisiz 14 yıl süren cezaevi süreci
başladı. Bir siyasi mahkum olarak sırasıyla; Bursa, Samsun, Trabzon,
Adıyaman, Amasya, Mardin, Diyarbakır, Mardin, Sinop, Samsun ve Bursa
Cezaevlerini dolaştı. 29 Ocak 1982'de Sinop Kalesi Cezaevine sürgün
gönderildi ve zaman zaman deniz suyu ile dolan bir hücrede bir ay
kadar tutuldu. Daha sonra iki yılını
geçireceği bir başka hücreye kapatıldı. Sinop Kalesi'ndeki
yıllardan sonra Samsun'a, birkaç yıl sonra da Bursa Cezaevine
getirildi. 1987 Eylülü'ne kadar çaycı ve gardiyanlar dahil kimse ile
ne konuşturuldu, ne görüştürüldü. Tecrit tam yedi yıl sonra sona
erdiğinde içeri alındıktan 20 gün sonra doğan oğlu ve ailesiyle
görüşebildi.
Uzun cezaevi günlerinde yazdığı kısa öyküleri ve tiyatro oyunlarını
gizlice dışarı ulaştırabildi. “Pek Firaklı Bir Dağ Masalı” adlı
öyküsü 1986 yılında bir yarışmada birinci oldu. “Mor Masa” adlı
oyununun Londra'da sahnelenmesi çabası sonuçsuz kaldı. “Cezaevi
Şiirleri Antolojisi” Londra'da İngilizce olarak yayınlandı.
Uluslararası Af Örgütü 1990 yılında “Avukat Eşber Yağmurdereli'nin
Adil Olmayan Yargılanması” başlıklı raporu yayınlayarak tüm
hükümetlere yollayıp, dünyanın dikkatini Yağmurdereli'nin durumuna
çekti. 1 Ağustos 1991'de, cezaevlerinde geçirdiği kesintisiz 14
yılın ardından şartlı salıverme ile tahliye edildi. Aynı yılın Eylül
ayında İstanbul'daki İnsan Hakları Mitinginde yaptığı konuşmadan
dolayı 24 Haziran 1994 yılında 1 yıl 8 ay hapis cezası aldı. 7 Kasım
1995 tarihinde tutuklanarak Ümraniye Cezaevi'ne konuldu.
Kamuoyunun yoğun tepkisi üzerine 15 Aralık 1995’de serbest
bırakıldı. 1996 Temmuz'unda cezaevlerindeki ölüm oruçları 60. güne
ulaşıp ölümler başladığında, Yağmurdereli Bayrampaşa Cezaevi'ndeki
mahkûmlarla görüşerek sorunların çözümü konusunda aracı oldu. Daha
fazla can kaybı olmasını önledi. 8 Ekim 1996 günü “Barış İçin Bir
Milyon İmza” adını verdiği toplumsal barış kampanyasını aydınlar,
aydınlar, sanatçılar, bilim adamları, iş adamları, politikacılar ve
demokratik kitle örgütleri temsilcileri ile başlattı. Ülkeyi
baştanbaşa dolaşarak topladığı bir milyon imzalı dilekçeyi 17 Mayıs
1997 yılında TBMM başkanına teslim etti.
Sinop Kalesindeki hücresinde kalırken yaşayıp yazdığı “Akrep” adlı
oyununu Ankara Sanat Tiyatrosu'nun sahneye koyacağı 24 Ekim 1997
gününden beş gün önce 19 Ekim günü Kanal D'de TBMM Başkanı Hikmet
Çetin'le yer aldığı programdan sonra canlı yayında gözaltına alınıp
Çankırı Cezaevi'ne kapatıldı. Akrep oyunu onsuz oynandı. Tekrar
toplumsal tepki gündeme gelince, hükümet gözlerinin görmemesini
bahane ederek, Cumhurbaşkanı tarafından affedilmesi yoluna
gidilmesini istedi ama Yağmurdereli bu özel affı kabul etmedi. Bunun
yerine düşünceyi suç olmaktan çıkaran yasal düzenlemelerin bir an
önce yapılmasını istedi. Ne var ki hükümet; “Cezaevinde bulunuşu
hastalıklarının tedavisini imkansız kıldığından bu durum cezaevinde
ölüm sonucu yaratır” gerekçesiyle inisiyatifi dışında tahliye etti.
Aynı Hükümet, kısa bir süre sonra 1 Haziran 1998 günü
Yağmurdereli'yi Ankara'da yakalayıp Çankırı cezaevine kapattı.
İçeride üç yıla yakın kalan Eşber Yağmurdereli 18 Ocak 2001 günü
çıkarılan basın yolu ile işlenen cezaların ertelenmesi ile ilgili
yasadan yararlanarak tahliye edildi.
|