Aslen Gümüşhane iline bağlı Yağmurdere ilçesinden olan Eşber Yağmurdereli 30 Mayıs 1945 yılında Erzurum Tortum'da doğdu. İlkokula 1951 yılında Ankara, Ayaş'ın Bünyamin ilkokulunda başladı.
22 Temmuz 1955 yılında Erzurum Lalapaşa parkındaki boş havuza düşmesi yaşamını kararttı. İki yıl içerisinde görme yetisini tümden yitirdi. 1958 Eylülü'nde Ankara Körler Okulunda orta öğrenimine başladı. Sosyal bilgiler ve Matematik'te en başarılı öğrenciydi.
Lise yıllarında arkadaşları ile “Aydınlığa Doğru” adında bir dergi çıkarmaya başladı. (3 Sayı) Lise son sınıfta William Saroyan'ın “Yoksul İnsanlar” adlı kitabından oyunlaştırdığı “Yüreği Dağlarda Olan Adam”u öyküsü aynı dönem Bursa Halkevi Oda Tiyatrosunda sahnelendi.
1964 yılında üniversite giriş sınavlarında Türkiye 3.sü olarak Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesine kaydını yaptıran Yağmurdereli, “68'liler” hareketinin içinde yer aldı. Hüseyin Cevahir, Arkadaş Zekai Özger, Prof. Ahmet İnan, Haluk Şahin, Metin Güven, Gürsen Topses, Gün Zileli ve daha birçok arkadaşı ile “Yeni Eylem” dergisini çıkarmaya başladı. Derginin editörü, sahibi ve sorumlu yönetmeni idi.
Eşber Yağmurdereli, 12 Mart muhtırasında avukatlık stajı yanında, Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümünde Yoanna Kuçuradi'nin özel doktora öğrencisi idi. 1973 yılında üniversitedeki öğretim üyelerinin uzaklaştırılması operasyonundan o'da nasibini almıştı. Samsun, Havza ilçesinde avukatlığa başlayan Yağmurdereli, DİSK, TÖBDER gibi demokratik kitle örgütlerinin sıkıyönetimdeki yargılanmalarında savunma avukatlığını üstlendi. Bu yıllarda her yerde baskıcı rejime karşı yerini almaya başladı.
1977 yılında avukatlık yaptığı Bursa'da evlendi. 5 Mart 1978'de gözaltına alında. Gözaltında örgüt üyesi olduğunu öğrendi. Bursa Cezaevinde Nazım Hikmet'in ranzasında yattıktan bir ay sonra kesintisiz 14 yıl süren cezaevi süreci başladı. Bir siyasi mahkum olarak sırasıyla; Bursa, Samsun, Trabzon, Adıyaman, Amasya, Mardin, Diyarbakır, Mardin, Sinop, Samsun ve Bursa Cezaevlerini dolaştı.
29 Ocak 1982'de Sinop Kalesi Cezaevine sürgün gönderildi ve zaman zaman deniz suyu ile dolan bir hücrede bir ay kadar tutuldu. Daha sonra iki yılını geçireceği bir başka hücreye kapatıldı.
Sinop Kalesi'ndeki yıllardan sonra Samsun'a, birkaç yıl sonra da Bursa Cezaevine getirildi. 1987 Eylülü'ne kadar çaycı ve gardiyanlar dahil kimse ile ne konuşturuldu, ne görüştürüldü. Tecrit tam yedi yıl sonra sona erdiğinde içeri alındıktan 20 gün sonra doğan oğlu ve ailesiyle görüşebildi.
Eşber Yağmurdereli uzun cezaevi günlerinde yazdığı kısa öyküleri ve tiyatro oyunlarını gizlice dışarı ulaştırabildi. “Pek Firaklı Bir Dağ Masalı” adlı öyküsü 1986 yılında bir yarışmada birinci oldu. “Mor Masa” adlı oyununun Londra'da sahnelenmesi çabası sonuçsuz kaldı. “Cezaevi Şiirleri Antolojisi” Londra'da İngilizce olarak yayınlandı. Uluslararası Af Örgütü 1990 yılında “Avukat Eşber Yağmurdereli'nin Adil Olmayan Yargılanması” başlıklı raporu yayınlayarak tüm hükümetlere yollayıp, dünyanın dikkatini Yağmurdereli'nin durumuna çekti. 1 Ağustos 1991'de, cezaevlerinde geçirdiği kesintisiz 14 yılın ardından şartlı salıverme ile tahliye edildi. Aynı yılın Eylül ayında İstanbul'daki İnsan Hakları Mitinginde yaptığı konuşmadan dolayı 24 Haziran 1994 yılında 1 yıl 8 ay hapis cezası aldı. 7 Kasım 1995 tarihinde tutuklanarak Ümraniye Cezaevi'ne konuldu.
Kamuoyunun yoğun tepkisi üzerine 15 Aralık 1995 günü serbest bırakıldı.
1996 Temmuz'unda cezaevlerindeki ölüm oruçları 60. güne ulaşıp ölümler başladığında, Yağmurdereli Bayrampaşa Cezaevi'ndeki mahkumlarla görüşerek sorunların çözümü konusunda aracı oldu. Daha fazla can kaybı olmasını önledi.
8 Ekim 1996 günü “Barış İçin Bir Milyon İmza” adını verdiği toplumsal barış kampanyasını aydınlar, aydınlar, sanatçılar, bilim adamları, iş adamları, politikacılar ve demokratik kitle örgütleri temsilcileri ile başlattı. Ülkeyi baştan başa dolaşarak topladığı bir milyon imzalı dilekçeyi 17 Mayıs 1997 yılında TBMM başkanına teslim etti.
Sinop Kalesindeki hücresinde kalırken yaşayıp yazdığı “Akrep” adlı oyununu Ankara Sanat Tiyatrosu'nun sahneye koyacağı 24 Ekim 1997 gününden beş gün önce 19 Ekim günü Kanal D'de TBMM Başkanı Hikmet Çetin'le yer aldığı programdan sonra canlı yayında gözaltına alınıp Çankırı Cezaevi'ne kapatıldı. Akrep oyunu O'nsuz oynandı.
Tekrar toplumsal tepki gündeme gelince, hükümet gözlerinin görmemesini bahane ederek, Cumhurbaşkanı tarafından affedilmesi yoluna gidilmesini istedi ama Yağmurdereli bu özel affı kabul etmedi. Bunun yerine düşünceyi suç olmaktan çıkaran yasal düzenlemelerin bir an önce yapılmasını istedi.
Ne var ki hükümet; “Cezaevinde bulunuşu hastalıklarının tedavisini imkansız kıldığından bu durum cezaevinde ölüm sonucu yaratır” gerekçesiyle inisiyatifi dışında tahliye etti.
Aynı Hükümet, kısa bir süre sonra 1 Haziran 1998 günü Yağmurdereli'yi Ankara'da yakalayıp Çankırı cezaevine kapattı.
İçeride üç yıla yakın kalan Eşber Yağmurdereli 18 Ocak 2001 günü çıkarılan basın yolu ile işlenen cezaların ertelenmesi ile ilgili yasadan yararlanarak tahliye edildi.